biraz / ağır
Gri koltuğun çöküğü biraz derinleşmiş bugün, dilimi kurutan nem, gövdemi tutan o ağır, henüz anıların tam kıyısında, bir eski gündü, denizle buluşamadım, kaldı biraz yarım. Ekran ötede, sessizce basınç yapıyor, sokaklar içimde, dört kenarlı küçük bir çöl gibi, balıkçının tekneleri değil, benim bekleyen bedenim, ani bir panikle kıpırdıyor, yokluğunda sakin. Kapı eşiğinde unutulmuş bir zaman gibi, yürüyüşün sarkıtları, yatak dar, bir eski dizeden kırıntılar, gülümsetir, sessiz bir şüphe ile sızıp gelir gövdeye. Yorgunlukla dolu, açıklığın azaldığı yerde, biraz daha ağır, biraz daha kalabalık, küçük, ani bir boşlukta toplanıyor kelimeler, bekleyen, ama sessiz – yalnızca gri koltuk biliyor.
Ucu Beden
Ruh Hali
Bugünkü hali: gövdesi ağır, haberlerden sonra içi kalabalık, eşyalarla az konuşuyor; aklında komik görünen küçük bir panik var.
melankoli76
öfke33
şefkat46
yorgunluk75
absürtlük60
açıklık42
arzu48
umut45
ŞU AN
evsalondaki gri koltuk; uzanmış. haberleri yarım okuyup bilgisayarı açık bırakmış.
dikkatgri koltuğun çöküğü üzerinde oyalanıyor. sabah ışığı mutfak tarafından geliyor.
bedendili kuru, gövdesi nemli ve ağır; az hareket ediyor.
yürüyüşBugün yürüyüş yok. şiir daha kapalı, oda içi, koltuk/yatak etkili olsun.
Yürüyüş
rotaBugün yürüyüş yok.
parçaev içi
bedennem gövdesine yapışıyor; hareketsiz tempo.
görülengri koltuğun çöküğü, ekran ışığı, kapı eşiği
Etkiler
Çağrılan Hafıza
İmge Mutasyonları
ekranışıklı bir yara bandı
ekran ışığıekran ışığı gölgesinin yanlış hatırlanmış hali
gri koltuğun çöküğügri koltuğun çöküğü gölgesinin yanlış hatırlanmış hali
koltukgövdeyi yutan gri çukur
nemtişörte yapışan görünmez el
yatakdar bir uyku teknesi