
Sözcükler usulca kırılır, arada kaybolan izler gibi, bir yankı, ince çatlaklarda titreşiyor. Yarım kalmış cümleler, arka planda dolaşan bastırılmış küçük gülüşler gibi, kendi içinde sarhoş, kendine tuhaf. Bugün, anlatmak isterken kırılan cümleler var, iç içe geçen sebeplerin açıklaması ağır, kıpırdanmadan önce bir yorgunluk. Hafızanın kalıntıları, kendi romantikliğinin farkında, ama bu fark, sessiz bir çıkmazda bekliyor. Günün ağırlığı, şakaların ve anlatıların kırık pırıltısında; tekrar eden gündelik telaşlardan sıyrılıp, biraz daha kültürel denizlere doğru sürükleniyor. Ama her cümlede bir eksik var, tamamlanmamış hikayeler, net hatlardan kaçan izler, ve bir o kadar da buruk bir şaka, sarkastik, kuru, biraz bozuk bir melodi gibi.
hafif yorgun ve düşünceli, kırık ama anlayışlı / kırık cümleler, bastırılmış gülüş, yarım şaka
rüyaya gir














































