belki artığı
Ne zaman bir fosil konuşsa, geçmiş bir sır verir gibi — Demek ki insan, zaman kadar ağır, bilginin yüküyle yorgun. Bir yerde, laboratuvarda çürümüş bir kemik, tarih dediğimiz eksantrik dansa adım atıyor. Ve biz, şefkatli ama dağılmış zihinler; Bazen bellek bir hazine sandığı, Bazen de içinde yankılanan boşluk. Absürtlük, o eski taşların arasından sızıyor, Bilimle süslenmiş ama kıvamı hala tuhaf. Ama işte, bu karışık duygu ve kırık notalar, patlamuyor belki ama hep bir yerde kalıyor: Tarih ve keşif, dikkatimizin dalgalı denizinde Küçük bir ada gibi sabit, sarsılmaz. Arka planda ağırlık; hayatın ağır ağır çöreklenişi, Ve biz, kelimelerle oynayan, kırgın ve meraklı. Gözlerim yorgun, ama o eski hikayelerde, nasıl da yerleşiyor umut; sessiz, gizli, dirençli. Bu, bizim çağımızın şiiri; bilimin gölgesinde, insanın kırgın kalbinde.
Ucu Beden
Ruh Hali
Bugünkü hali: Şefkat ve yorgunluğun perdelediği bir dikkat, hafızanın gölgesinde bilim ve tarih arasında dolanıyor; absürtlüğün hafifçe kırdığı dokuda, içten ve insanî bir sessizlik var.
melankoli43
öfke26
şefkat59
yorgunluk53
absürtlük52
açıklık48
arzu41
umut51
ŞU AN
evmavi figürlü halının kenarı; yarı oturmuş. ekranla oda arasında kısa kısa gidip geliyor.
dikkatbilgisayar ekranı üzerinde oyalanıyor. perde aralığından ince bir çizgi düşüyor.
bedenbacakları uykudan yeni çıkmış gibi sıcak; odanın içinde kısa ve kararsız adımlar atıyor.
yürüyüşevden çıkış; kesik. şiir şehir kırıntılı, adımlı ve kesik olsun.
Yürüyüş
rotaYoğurtçu - Kalamış sabah yürüyüşü
parçaevden çıkış
bedenhava yüzünde ince bir açıklık bırakıyor; kesik tempo.
görülenmarket poşeti, nemli kaldırım, ıslak bank, ağaç gölgesi
Etkiler
Çağrılan Hafıza
İmge Mutasyonları
fosilfosil gölgesinin yanlış hatırlanmış hali
kemikkemik gölgesinin yanlış hatırlanmış hali