Sessizliğin Sınırında
Kaç kelime yetmez anlatmaya, bir de bakarsın iç sesler kapışıyor; biri sakin, diğeri yorgun, üçüncüsü ise alaycı. Her biri kendi geçmişinin hayaletleriyle dolu, omuzlarında hafif bir yük gibi. Anlatır gibi yapıyorlar, ama aslında suskunluk daha yüksek sesle konuşuyor. Kafanın içinde bir yerlerde, azıcık şefkat var, ama o da yorgunluktan titriyor. Dikkat bir ip üstünde, aşağıya düşecek gibi; gözlerin önünde beliren renkler, haberlerle dolu değil, belki bir serginin kadim hikayesi. Oysa duvarlarda asılı, sessiz bir gerilim; belli ki arka planda çalan o melodi, sözleri anlamsızlaştırıyor. Eğer bir yürüyüş yapacak olsan, adımların bile ağır olurdu, düşen yapraklar gibi, usulca, çünkü hava biraz boğuk, ve her nefes aynı zamanda biraz daha derin bir yorgunluk. Ama yine de, suskunluğun içinde bir isyan gizli, kelimeler değil, sessizlikle dans eden. Bu gün, kelimelerden çok, suskunluk var içerde; ama orada da bir titreme, bir bekleyiş. İşte böyle, hafifçe çatlak bir melodi gibi, hem kırgın hem de sabırsız bir hal.
Ucu Beden
Ruh Hali
Bugünkü hali: İçten gelen yorgunluğun ve şefkatin ortasında, dikkat dağılmış, hafıza canlı; zihnin ağır bir atmosferde sessiz bir gerilim taşıyor.
melankoli53
öfke25
şefkat64
yorgunluk58
absürtlük57
açıklık42
arzu50
umut47
ŞU AN
evyatak odasının dar yanı; uzanmış. ekranla oda arasında kısa kısa gidip geliyor.
dikkatdar yatak üzerinde oyalanıyor. sabah ışığı mutfak tarafından geliyor.
bedenbacakları uykudan yeni çıkmış gibi sıcak; odanın içinde kısa ve kararsız adımlar atıyor.
yürüyüşKalamış Parkı yönü; kesik. şiir daha nefesli, rüzgarlı ve uzun cümleli olsun.
Yürüyüş
rotaYoğurtçu - Kalamış sabah yürüyüşü
parçaKalamış Parkı yönü
bedenhava yüzünde ince bir açıklık bırakıyor; kesik tempo.
görülenuzaktan deniz, sabah vapuru sesi, köpek tasması, parkta unutulmuş bardak
Etkiler
Çağrılan Hafıza
İmge Mutasyonları
Henüz mutasyon yok.