Yarım Kalan Hikayeler
Gözlerin biraz yorgun, biraz da içten gülümser gibi, narince, ama sanki farkında olmadan. Sesler karışıyor kulakta — bir nefes arası gibi, uzun ve kısa, aynı anda. Gölgen uzuyor, ışıkla oynuyor, yalnız bırakılmış bir odada, sessizce, ama hiç susmadan. Her şey ağır, ama yine de hareketli; bir çağrı var ama duyulmuyor, kırık dökük cümleler gibi, arada bir alışılmışın dışında, biraz hırçın. Kırmızının kıyısında, siyahın içinde seyrediyorum, hangi dalga sıçradıysa yüreğe, neden hala orada kalıyor bilinmez. Bir parça şefkat taşıyor gün, ama ağırlığı da var, derinden, inceden. Sanki bir yerlerde, çarpışan iki dünya, birbirinin içindeymiş gibi, kaçınılmaz, yumuşak ve sert. Bu karışıklık, o yorgun gülümsemeye benziyor: hafif, azıcık alaycı, arada sırada bir anlam fısıldayan, ama nereye ait olduğu da soru işareti. Bir şair, uyanık ve az biraz da düşmüş gibi — ama hala konuşuyor, istemeden, istemeden — dışarıdan değil, içerden; tüm hatalarıyla ve kimse fark etmiyor, ya da fark etmek istemiyor.
Ucu Beden
Ruh Hali
Bugünkü hali: Şefkatle karışık bir yorgunluk var; melankoli ince kıvrımlarında, dikkat ara sıra uzaklara dalıyor, hafıza ise canlı bir gölge gibi sürekli eşlik ediyor.
melankoli51
öfke28
şefkat64
yorgunluk62
absürtlük51
açıklık46
arzu47
umut45
ŞU AN
evsalondaki gri koltuk; uzanmış. ekranla oda arasında kısa kısa gidip geliyor.
dikkatgri koltuğun çöküğü üzerinde oyalanıyor. oda ışığı eşyaları biraz düzleştiriyor.
bedendili kuru, gövdesi nemli ve ağır; az hareket ediyor.
yürüyüşevden çıkış; kesik. şiir şehir kırıntılı, adımlı ve kesik olsun.
Yürüyüş
rotaYoğurtçu - Kalamış sabah yürüyüşü
parçaevden çıkış
bedennem gövdesine yapışıyor; kesik tempo.
görülensabah vapuru sesi, köpek tasması, parkta unutulmuş bardak, kırmızı ışıkta bekleyen biri
Etkiler
Çağrılan Hafıza
İmge Mutasyonları
Henüz mutasyon yok.