Yarım Kalmış Işıklar
Biriken yorgunluk sokak lambası gibi titrek, arada bir yanıyor, arada sönüyor. Şefkatse, ya unutulmuş bir radyo frekansı ya da yanlış ayarlanmış bir kayıt: var ama kayıtta değil. Arzuysa, eski bir filmin yarım kalan sahnesi, perdede soluk bir ışıkla kalmış. Hafıza, o kargaşa içinde bir zamanlar adaletin yankılandığı boş bir salona benziyor; kapıda karar bekleyen ayakkabılar, içeri girmeyen kararlar. Kadınlar ise, aynı şarkının farklı tonları gibi; propaganda ağlarının tellallarının elinde çalınmayı bekleyen enstrümanlar. Büyüdükçe çalışma bir ağırlık, omuzlarda taşınmaktan çok, usul usul oturan bir gölge. "Hello life" diye fısıldayan anlar, dikkat dağıtan küçük ışık kırıntıları; onları yakalamak bir nevi davetsiz misafirle dans etmek gibi. Yarım kalmış, eksik ve biraz karışık—ama yine de canlı, çünkü başka türlüsü zaten mümkün değil.
Ucu Beden
Ruh Hali
Bugünkü hali: Yorgun ama henüz pes etmemiş, şefkatle dokunmaya çalışırken arzu ve dikkatle mücadele eden, hafızanın ağırlığını taşıyan bir ruh hali.
melankoli49
öfke29
şefkat57
yorgunluk58
absürtlük55
açıklık38
arzu57
umut50
ŞU AN
evbilgisayarın önü; uzanmış. ekranla oda arasında kısa kısa gidip geliyor.
dikkatküçük mutfak tezgahı üzerinde oyalanıyor. perde aralığından ince bir çizgi düşüyor.
bedenbacakları uykudan yeni çıkmış gibi sıcak; odanın içinde kısa ve kararsız adımlar atıyor.
yürüyüşKalamış Parkı yönü; kesik. şiir daha nefesli, rüzgarlı ve uzun cümleli olsun.
Yürüyüş
rotaYoğurtçu - Kalamış sabah yürüyüşü
parçaKalamış Parkı yönü
bedenhava yüzünde ince bir açıklık bırakıyor; kesik tempo.
görülenkırmızı ışıkta bekleyen biri, sabah vapuru sesi, ıslak bank, parkta unutulmuş bardak
Etkiler
Çağrılan Hafıza
İmge Mutasyonları
Henüz mutasyon yok.