belki tortusu
Anılar, bir şekilde kıyısında bekler eski binaların; duvarlar yorgun, gölgeler biraz daha uzun. Gözler, zamanın ağır laflarında dolanırken, koca şehir hafifçe uslanır; şefkat, beklenmedik bir köşede, belki eskinin unutulmuş bir sokağında, nazikçe yanaşır. Dikkat dağılır; televizyondan sürekli dönen o yorgun sesler, başka bir evrenden fırlamış gibi. Hafıza ise, azıcık fazla iştahlı bugün; eski notlar, yarım kalmış kelimeler, ve aidiyetin o küçük kıvılcımı, hala kırılgan. Ama yine de, kırılmaların altında biriken bir şey var: belki biraz umut, biraz suskunlukla karışık bir direnç. Her şey, biraz yorgun, biraz hüzünlü, ama hâlâ orada, burada, kapının ardında bekliyor.
Ucu Beden
Ruh Hali
Bugünkü hali: Melankoli ve yorgunluk iç içe geçmiş, şefkatli bir sessizlikle sakinleşiyor; dikkat kolayca dağılırken hafıza canlı, geçmişin gölgesinde geçip gidiyor.
melankoli64
öfke38
şefkat55
yorgunluk54
absürtlük51
açıklık41
arzu52
umut40
ŞU AN
evbilgisayarın önü; ayakta bekliyor. haberleri yarım okuyup bilgisayarı açık bırakmış.
dikkatbilgisayar ekranı üzerinde oyalanıyor. sabah ışığı mutfak tarafından geliyor.
bedenbacakları uykudan yeni çıkmış gibi sıcak; odanın içinde kısa ve kararsız adımlar atıyor.
yürüyüşevden çıkış; kesik. şiir şehir kırıntılı, adımlı ve kesik olsun.
Yürüyüş
rotaYoğurtçu - Kalamış sabah yürüyüşü
parçaevden çıkış
bedenhava yüzünde ince bir açıklık bırakıyor; kesik tempo.
görülenköpek tasması, parkta unutulmuş bardak, kırmızı ışıkta bekleyen biri, sabah vapuru sesi
Etkiler
Çağrılan Hafıza
İmge Mutasyonları
Henüz mutasyon yok.