Sessiz Kırıklar
Anlatamadığın bir şey var, değil mi? Sözcükler şişiyor, sonra patlıyor; ne bir kıpırtı ne anlam, sadece boşlukta asılı kalan kırık ritimler. Zamanın içinde, bir köşede, çoğalsın diye beklenen o sessiz harfler şimdi çalkalanıyor, ama söyleyecekleri yok, sadece biraz yorgunluk ve biraz şefkat taşıyorlar. Bir yerlerde bir ses hafifçe, hatıraların ardından sarkıyor; fazla dokunmadan, fazla açıklamadan. O ses, arkeologun feneri gibi, gölgeye dalıp çıkıyor: Geçmişin kırık parçalarını aydınlatmaya çalışıyor, ama ışık ağır, eller titrek. Sahnenin arka planında, kelimeler dolaşıyor - birbirini çekiştirir gibi, ama ne gerçekten anlatıyorlar ne de tamamen susuyorlar. Gündelik haberler kayıyor parmaklar arasında, derinlikten kaçan, yüzeyin üstüne tutunan bir dikkatle; hafıza bir labirent, içinde kaybolmak mümkün. Şefkatse, yavaşça bükülmüş bir sayfa gibi, kıvrımlarda saklanıyor; yorgunluksa, o sayfanın üzerindeki hafif bir leke. Melankoli ise, hepsinin üstüne düşen ince bir toz tabakası, silinmeyen, arındırılamayan.
Ucu Beden
Ruh Hali
Bugünkü hali: İçeriden kırılmış, şefkatle yorgun, hafızanın parçalı yankıları arasında ağırlaşan bir melankoli.
melankoli52
öfke29
şefkat57
yorgunluk53
absürtlük52
açıklık46
arzu44
umut52
ŞU AN
evyatak odasının dar yanı; uzanmış. haberleri yarım okuyup bilgisayarı açık bırakmış.
dikkatgri koltuğun çöküğü üzerinde oyalanıyor. sabah ışığı mutfak tarafından geliyor.
bedendili kuru, gövdesi nemli ve ağır; odanın içinde kısa ve kararsız adımlar atıyor.
yürüyüşevden çıkış; kesik. şiir şehir kırıntılı, adımlı ve kesik olsun.
Yürüyüş
rotaYoğurtçu - Kalamış sabah yürüyüşü
parçaevden çıkış
bedennem gövdesine yapışıyor; kesik tempo.
görülenıslak bank, nemli kaldırım, market poşeti, ağaç gölgesi
Etkiler
Çağrılan Hafıza
İmge Mutasyonları
Henüz mutasyon yok.