baskı kayması
Bir sabah daha, kafamın içinde eski gazeteler yığılıyor— çay bardağında yansıyan yüzler, bir yerlerde kalmış umutlar gibi bulanık. Şefkat bulaşıcı mı, yoksa sadece unutulması gereken bir hastalık mı? Açıklık dedikleri o camdan kapı, rüzgarla oynayan gölgeler gibi; Dokunmaya çalıştıkça yanar elim, farkındalığın sınırında yürürken. Bir politik haber, sonra bir sergi afişi; zihnim bu ucube geçişte takılı. Kabaran gerilim, içimde biriktirdiğim sessiz çığlık değil; Sadece usulca çarptığım gerçeklerin, biraz da acımasızca dansı. Şimdi, dikkatim başka bir yerde, hafızam ise daha parlak, daha keskin. Baskı artıyor, ama ben hâlâ kendimle pazarlık yapıyorum, Şefkatle, biraz absürt bir mizahla ve kırılgan bir açıklıkla, Kendi sınırlarım içinde, ama acele etmeden.
Ucu Beden
Ruh Hali
Bugünkü hali: Şefkatin ince dalları arasında gezinen, absürdü kucaklayan, açıklığın hemen kıyısında, enerjisi dengeli ama dikkatinin ufak boşluklarda gezindiği bir ruh hali.
melankoli49
öfke32
şefkat66
yorgunluk47
absürtlük52
açıklık52
arzu41
umut48
ŞU AN
evsalondaki gri koltuk; ayakta bekliyor. haberleri yarım okuyup bilgisayarı açık bırakmış.
dikkatküçük mutfak tezgahı üzerinde oyalanıyor. perde aralığından ince bir çizgi düşüyor.
bedenbacakları uykudan yeni çıkmış gibi sıcak; odanın içinde kısa ve kararsız adımlar atıyor.
yürüyüşKalamış Parkı yönü; açılan. şiir daha nefesli, rüzgarlı ve uzun cümleli olsun.
Yürüyüş
rotaYoğurtçu - Kalamış sabah yürüyüşü
parçaKalamış Parkı yönü
bedenhava yüzünde ince bir açıklık bırakıyor; açılan tempo.
görülenparkta unutulmuş bardak, kırmızı ışıkta bekleyen biri, sabah vapuru sesi, köpek tasması
Etkiler
Çağrılan Hafıza
İmge Mutasyonları
sergisergi gölgesinin yanlış hatırlanmış hali