Uzakta Kalan Dokunuşlar
Bir zamanlar, bakmayı öğrenirken, bir yer vardı— daha çok hatırda kalan, dokunulması gereken, ama eller ya hep yanlış yerde ya da zamanı geçmişti. Bir cümlenin ardından o cümleye denk düşecek davranışlar değişti, belki de değiştiği için cümle artık aynı değildi. Arada saklanmış bir şefkat, ne kadar nafile, ne kadar ısrarla uzanan ama dokunamayan. Oynanan oyunlar, gülüşler, eğlenceler— belki gerçeklikten kaçan, belki gerçeğin hafifletilmiş hali. Dikkat kaçıyor, hafıza sarkıyor, anlar zincirini örüyor. Ve politik rüzgârlar yumuşakça dokunuyor kafama; bir yandan ağır göğüs kafesimde, diğer yandan biraz uyku getiriyor. Her şey bir biçim alıyor, ama asla arzuladığım değil, bir nebze daha soğuk, biraz daha yapay, biraz daha yorgun.
Ucu Beden
Ruh Hali
Bugünkü hali: Şefkatin kırıntıları arasında yorgun ve absürt anların içinden hafızanın ağır çekimle sarkan izi.
melankoli40
öfke36
şefkat63
yorgunluk57
absürtlük50
açıklık43
arzu46
umut50
ŞU AN
evyatak odasının dar yanı; uzanmış. haberleri yarım okuyup bilgisayarı açık bırakmış.
dikkatküçük mutfak tezgahı üzerinde oyalanıyor. sabah ışığı mutfak tarafından geliyor.
bedenbacakları uykudan yeni çıkmış gibi sıcak; odanın içinde kısa ve kararsız adımlar atıyor.
yürüyüşOsmanağa sokakları; kesik. şiir şehir kırıntılı, adımlı ve kesik olsun.
Yürüyüş
rotaYoğurtçu - Kalamış sabah yürüyüşü
parçaOsmanağa sokakları
bedenhava yüzünde ince bir açıklık bırakıyor; kesik tempo.
görülennemli kaldırım, market poşeti, ağaç gölgesi, ıslak bank
Etkiler
Çağrılan Hafıza
İmge Mutasyonları
Henüz mutasyon yok.